COVID-19: Asya Ülkeleri Farklı Neler Yaptı? Hangi Dersleri Çıkarmalıyız?

0
449

Birkaç ay önce Çin’de başlayan yeni koronavirüs salgınından hemen sonra Asya’daki bazı ülkeler bu yayılmayı kontrol altına alabildi. Singapur, Hong Kong ve Tayvan’ın tamamı virüsün ana kaynağı olan Çin’e yakın olmalarına rağmen vaka sayılarını nispeten düşük seviyede tutabildiler. Batı ülkeleri önlem almada oldukça geç kaldı ve salgın birçok ülkeye yayıldı.

Bu süreçte Asya, Batı ülkelerinden farklı neler yaptı?

1-Ciddiye almak ve hızlı bir şekilde harekete geçmek

Salgının kontrol altına alınması için testlerin geniş kitlelere yapılması, hastalığı taşıyanların izolasyonu ve sosyal mesafenin arttırılması gerekmektedir. Birçok ülke bunu yapmada geç kalmış gibi gözükmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Araştırma Politikası eski başkanı Tikki Pangestu bu durumu şöyle anlatıyor: “Çin’de salgının başlamasından sonra İngiltere ve Amerika’nın iki ayı vardı, fakat onlarda ‘Çin çok uzak, hiçbir şey olmaz’ algısı vardı ve onlar önemli bir fırsatı kaçırdılar'”.

Şuan birçok ülke salgının ciddiyetini oldukça geç algıladığından ve geç önlem aldığından dolayı malesef COVID-19 hastalığının ciddi sonuçlarına katlanıyorlar.

2-Testleri yaygınlaştırmak ve ulaşılabilir yapmak

Güney Kore’deki ilk vakalar da çok hızlı bir şekilde arttı. Ancak, Güney Kore, virüs için hızlıca bir test geliştirildi ve şu ana kadar 290 binden fazla kişi test edildi. G. Kore’de halen, günlük yaklaşık 10,000 test ücretsiz olarak yapılmaya devam ediliyor.

Güney Kore bunun benzerini daha önce de yaşamıştı. 2015 yılında 35 ölüme sebep olan bir MERS salgınından (Middel East Respiratory Syndrome) sonra bulaşıcı hastalık testleri için hızlı sistem oluşturmuştu.

Singapur Ulusal Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları profesörlerinden Ooi Eng Eong “Güney Kore’nin halkı tarama yöntemleri ve hızlı hareket etmeleri gerçekten etkileyiciydi” diyor.

Amerika ve İngiltere ise, Güney Kore’den farklı bir yol izlediler.

Amerika başlarda test yapmayı ertelemişti. Özel laboratuvarlar bu testleri onaylatmakta zorlanıyorlardı. Birçok insan test yaptırmakta zorluk çekti ve ayrıca testler pahalıydı. En sonunda da herkese ücretsiz testler yapılması yasallaştı. Aynı zamanda, İngiltere sadece hastanelere başvuranlar kişilere test yapılacağını duyurmuştu.

3-Halkı iyi bilgilendirmek ve halkın yanında olmak

Ms. Huster önceden Ebola salgını üzerine çalışmıştı ve insanların daha sık aralıklarla el yıkamalarının ve sosyal mesafenin korunmasının gerektiği söylemişti. Sosyal mesafenin korunması konusunda Ms Huster “Sanırım Amerika’da insanlar daha bireysel, ‘özgürlüğümüzü’ feda etmek bizim için çok daha güç olacaktır. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini anlatmak çok zor” diyor.

4-İzleme ve izole etme

Semptomlara sahip kişilerin test edilmesi önemli olsa da bu yeterli değildir. İletişim içinde oldukları kişileri izlemek de diğer kilit noktadır.

Singapur da, dedektifler 6 binden fazla kişinin kontaklarını kameralarla izlenmiştir ve şüpheli bireyler test edilmiş ve sonuçları temiz çıkana kadar bireysel olarak izole edilmişledir. Hong Kong’ta da benzer şekilde kontaklar izlenmiştir. Hatta Hong Kong’ta hastaların daha belirti gözükmeden iki gün öncesine kadar izleri sürülmüştür.

Ayrıca Singapur’da “Evde kal” emrine uymayan kişiler için hapis cezaları gibi ağır önlemler uygulandı. Kurallara uymayan bir kişinin oturma izni iptal edildi.

Coronavirus Isolation: The Logic Behind Covid-19 Quarantine Measures
Batı’daki birçok ülke, daha geniş nüfusu ve insan hakları yüzünden bu tür önlemleri almakta zorluk çektiler ve sonuçta geç kaldılar.

5-Sosyal mesafenin korunması

Bir salgının kontrol altına alınmasının en iyi yollarından biri sosyal mesafenin korunmasıdır.

Ancak, önlemlerin işe yaraması için çok erken davranmak gerekir. Virüsün başladığı düşünülen Çin’in Wuhan kentinde şehir kapatılmadan önce 5 milyon insan şehirden ayrılmıştı. Bu durum, Çin Hükümeti’nin tarihindeki en büyük karantina uygulanmasına sebep oldu.

Hem İtalya hem de İspanya, benzer şekilde vaka sayılarının binleri aştıktan sonra ulusal karantina uygulamak zorunda kaldılar.

Dikkat Çekici Önlemlerden Bazıları

Koronavirüs dedektifleri

Ocak ayının ortalarında, Çin Yeni Yıl’ı için Çin’in Guangxi şehrinden Singapur’a 20 kişilik bir turist kafilesi gelmişti. Bu grup Singapur’un en çok rağbet gören bazı turistik mekanları ziyaret etmişlerdi. Seyahatleri sırasında Çinli turistler arasında çok popüler olan bir geleneksel Çin tıbbı mağazasına da uğradılar. Çinli turistler, timsah yağından bitkisel ürünler dahil pek çok ürün satın aldılar hatta kollarına ilaç yağları ile masaj bile yaptırdılar. Çinli grup turistik gezilerini bitirdi ve evlerine geri döndüler.

Fakat geri bir şey bırakmışlardı…Koronavirüs…”

Singapur’da düşük suç oranı nedeniyle, polisin temaslıyı takip etmesi nispeten kolaydı. Ayrıca memurlar zaman zaman polis istihbarat servisi ve narkotik büro gibi suç soruşturma bölümlerinden de yardımlar almışlardı. Örneğin, uygulama üzerinden taksi çağırmayan bir müşterinin ödemeyi nakit mi yaptığında tespitinin zorlaşması gibi durumlarda görselleştirme ve soruşturma verileri olan CCTV kamera görüntüleri ile bulmak mümkün olmuştu.

Kontak izleme (temaslı takibi) aslında yeni bir yöntem değildi ve yıllardır hastalıklarını başkalarına geçiren kişileri izlemek için kullanılmaktaydı. Singapur da Şubat ayı ile başlayan krizde, bu sistemi başarılı bir şekilde kullandı. Bu yaklaşım Harvard epidemiyologları tarafından övgüyle karşılandı ve “tespit etmenin altın standardı“ olarak tanımlandı. Singapur, Amerika ve çoğu Avrupa ülkelerinin aksine virüsün halka yayılmasından önce erkenden temaslı takibi ile izlemeye başlamıştı.

Singapur, koronavirüs salgınında nasıl BAŞARILI oldu?
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Singapur’un ilk vakası tespit edilmeden önce bile bu derece aktif olmalarından övgü ile bahsetti.

Cruise gemilerinde yaşanan salgınlarda alınan önlemler

 Şubat’ta, günler önce Diamond Princess gemisinden ayrılan bir yolcuya, Hong Kong’da COVID-19 teşhisi kondu. Bunun üzerine iki gün sonra 3 Şubat tarihinde gemi Japonya sularında, 3711 yolcu ve mürettebatıyla karantinaya alındı. Sonraki aya kadar 700’den fazla kişi enfekte oldu ve haftalarca bu gemi, Çin dışındaki en fazla enfekte vaka sayısına sahipti.

Diamond Princess ile birlikte en az 25 diğer gemide de COVID-19 vakaları görüldü. Bu gemiler kapalı ortamlar olması ve yüksek oranda yaşlı insanı ağırlamaları sebebiyle salgınlarda riskli duruma düşebiliyorlar. Gemilerden birisi de 78 vakanın olduğu Grand Princess idi ve o da California sahilinde karantina altına alınmıştı.

Japon yetkililer, Diamond Princess gemisinde 3000’den fazla test uyguladılar. Testlere yaşlılar ve belirti gösterenlerden başladılar. Bazı yolcular, virüsün yayılma hızını ve davranışını tanımlamak için birden fazla kez teste tabi tutuldu. Neredeyse tüm yolcu ve mürettebatın test edilmesi araştırmacıların bu salgında mücadele etmek için çok faydalı bilgiler edinmesini sağladı.

Karantina uygulamasından sonra, hastalığı bulaştırma oranı 1 kişiye kadar düştü. Bu, alınan sıkı tedbirlerin virüsün yayılmasını ciddi oranda düşürdüğünü gösteriyordu.

Ayrıca yaklaşık 700 kişinin enfekte olduğu geminin ilk çalışmalarından bazıları, virüsün ne kadar kolay yayıldığını, hastalığın ciddiyetine ilişkin tahminler sağladığını ve kişilerin herhangi bir semptom (belirti) göstermeden enfeksiyonu geçirebileceğini anlamamıza izin verdi.

Koronavirüs salgınında CRUISE gemilerinin şaşırtıcı rolü
Kaynak:drozdogan Cruise Gemileri

Çin’in erken seyahat yasağı getirmesi

23 Ocak 2020’de (Salgının 3. haftası) Çinli yetkililer ülke çapında katı bir seyahat yasağı uyguladılar. Çin’in erken seyahat yasağı 700.000 vakayı engellemiş olabilir

COVID-19 salgınının ilk aşamalarında Çin’in acil durum müdahalesinin etkinliğini değerlendiren yeni bir rapor, seyahat yasağı gibi önlemlerin Wuhan dışında 700.000’den fazla vakayı önlediğini gösteriyor.

Shenzen ıssız sokakta
COVID-19 salgınının ilk aşamalarında Çin’in müdahale önlemleri yüzbinlerce yeni vakayı engellemiş olabilir.

Birleşik Krallık’taki Oxford Üniversitesi’nden Prof. Christopher Dye, “Salgının 50. gününde (19 Şubat) Çin’de onaylanan vaka sayısı 30.000 civarındaydı” diyor. Bu da aldıkları erken seyahat yasağı önleminin önemli bir etkisi gösteriyor.

Prof. Dye ve ekibi, geçtiğimiz günlerde Wuhan’daki COVID-19 salgını sırasında Çin yetkilileri tarafından uygulanan ulusal acil durum önlemlerinin etkinliğini analiz eden bir rapor yayınladılar.

“Rapor, Wuhan seyahat yasağı ve ulusal acil durum müdahalesi olmadan, o tarihe kadar Wuhan dışında 700.000’den fazla COVID-19 vakası olacağını gösteriyor” diyor Prof. Dye.

Dye, “Çin’in kontrol önlemleri bulaşma zincirini başarılı bir şekilde kırarak – bulaşıcı ve hassas insanlar arasında teması önleyerek işe yaramış gibi görünüyor” diyor.

Sıkı kontrol önlemleri çok önemliydi

Şimdi Science dergisinde yer alan raporlarında, araştırmacılar vaka raporlarını, Çin’deki insan hareketini izlediler ve COVID-19 salgını durumunda müdahalelerinin kayıtlarını değerlendirdiler.

Araştırmacılar, 11 Ocak – 23 Ocak arasında Wuhan’dan uzaklaştıklarında 4.3 milyon insanın hareketlerini inceleyebildiler, son tarih Çinli yetkililerin seyahat yasağını uyguladığı zamandı.

Yetkililer, diğer Çin şehirlerinde otoriteleri uygularken ne tür kontrol önlemleri uyguladıklarına ve yetkililerin günlük olarak bildirdikleri yeni COVID-19 davalarının sayısına da baktılar.

University Park’taki Pennsylvania Eyalet Üniversitesi’nden rapor yazarlarından Prof. Ottar Bjornstad, “Çalışmalarımızın büyüleyici bir yönü, cep telefonu mobilite verileri gibi yeni veri akışlarının gücünü göstermesidir” diyor.

Bu tür veri kümelerini kullanarak, araştırmacılar ülke çapında seyahat yasağının Wuhan dışında yüz binlerce yeni COVID-19 vakasının ortaya çıkmasını potansiyel olarak önlediğini belirleyebildiler.

Bjornstad, “Rapor, 23 Ocak 2020 seyahat yasağını takiben hareketlerde olağanüstü bir düşüş olduğunu ortaya koydu. Bu verilere dayanarak, Çin’in diğer şehirlerindeki Wuhan ile ilişkili vakalardaki olası azalmayı da hesaplayabiliriz.” dedi.

Dünya gerçekten zor bir sınav veriyor

Uzmanlar ayrıca, SARS-CoV-2’nin hala endemik olabileceğine dair önemli bir olasılık olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Koronavirüs Pandemisi halkın sağlığına zarar verirken, uzatılmış karantinalar ekonomiye zarar vermekte. Hepimizin önceliği bu salgını en kısa sürede durdurmak olmalı. Bu salgınla mücadelede tüm dünya insanları gönüllü olmalı ve bu zorlu süreçte ortak sorumluluk almalıdırlar.

Sağlıklı ve Mutlu Kalın!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz