Daha genç görünen cildin sırrı nedir? Anahtarı genlerimizde saklı

0
336

Botox, cilt askıları gibi işlemler, cilt kremleri ve peelingler – bunlar genç görünen cilde sahip olmak için kullanılan birçok tedavi veya üründen sadece birkaçıdır. Bununla birlikte, bir çalışma, genç bir görünüme sahip olmanın anahtarının genlerimizde yer alabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, yaşlarından çok daha genç görünen kadınlarda spesifik bazı genlerin seviyelerini tanımlamışlardır.

Boston’da bulunan Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi’nde görev yapan çalışma yazarı Dr. Alexa B. Kimball ve meslektaşları, bu genlerin aktivitesinin artırılmasının cildin yaşlanma sürecini yavaşlatmanın bir yolu olabileceğini öne sürüyor.

Yaşlandıkça cildimizin görünümü değişir: elastikiyetini kaybeder ve incelir, kırışıklıklar veya karaciğer lekeleri oluşabilir. Bu tür değişikliklerin kapsamı birçok çevresel ve yaşam tarzı faktörüne bağlıdır ve güneşe maruz kalma en büyük faktörlerden biridir.

Güneşten ultraviyole (UV) radyasyona maruz kalmak cilt yapılarına zarar verebilir ve bu hasar ömür boyu tekrarlanan maruziyetlerle birikir.

Tabii ki, cilde zarar veren durumlardan tamamen kaçınamıyoruz ve çoğumuz genç bir cilt oluşumunu geri kazanmaya yardımcı olacağı umuduyla yüz kremlerine koşuyoruz.

Bununla birlikte, yaşlanmaya devam eden ciltlerinin, gerçekte olduklarından daha genç görünmelerini sağlayan bazı kişiler var. Peki ya sırları nedir? Dr. Kimball ve meslektaşlarının yeni çalışması buna ışık tutabilir.

Gen ekspresyonu değişiklikleri ve cilt yaşlanması

Araştırmacılar, 20 ila 74 yaş arasındaki 158 kadını çalışmaya alarak başladılar. Bunlardan bazıları, dijital yüz analiziyle belirlenen şekilde, kronolojik yaşlarından önemli ölçüde daha genç görünüyordu.

Ekip, her bir katılımcının yüzü ve ön kolu da dahil olmak üzere güneşe maruz kalan cilt bölgelerinin yanı sıra güneşten korunan bir alanı temsil eden bölgelerden de cilt örnekleri aldı. Bu cilt örnekleri yaşlanma ile ilgili değişiklikler için analiz edildi.

Genel olarak, ekip 20 ila 70 yaşları arasında aşamalı olarak gerçekleşen gen ekspresyonunda bir takım değişiklikler tanımladı.

Bunlar, serbest radikaller ve antioksidanlar arasındaki dengesizlikten kaynaklanan oksidatif stres ve hücre bölünmesini durduran yaşlanmaya katkıda bulunan değişimleri içeriyordu.

Araştırmacılar, bu değişikliklerin 60 ila 70 yaşları arasında “hızlandığını” söyledi.

Ek olarak araştırmacılar, güneşe maruz kalmış ve güneşe karşı korunmuş cilt örneklerini karşılaştırdıktan sonra, UV radyasyonuna maruz kalmanın cilt sağlığına ilişkin gen ekspresyonu değişikliklerinin önemli bir nedeni olduğunu doğrulayabilmişlerdir.

Ayrıca bu çalşma, kronolojik yaşlarından daha genç görünmenin; DNA onarımı, oksidatif stres yanıtı ve hücre replikasyonu gibi durumlardan sorumlu genlerin ekspresyonlarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Genç görünmek, hücreler için enerji üreten organeller olan mitokondri metabolizmasıyla ilgili genlerin de daha fazla ekspresyonuna sahip olması ile de ilişkiliydi.

”Daha genç görünen cilt biyokimyasal olarak daha genç davranır”

Dr. Kimball, “Kronolojik yaşlarına göre beklenenden çok daha genç bir cilt görünümü sergileyen kadınların aynı zamanda belirli gen seviyelerinin daha yüksek olması sayesinde daha genç bir cilt biyolojisini gösteriyor. Ancak bu belirli profile hangi seçeneklerin ve faktörlerin yol açtığı konusundaki anlayışımızı geliştirmeliyiz” diyor.

Bilim insanlarına göre, belirli genlerin ekspresyonunun arttırılmasının cilt yaşlanmasını azaltmak için uygun bir strateji olabileceği öne sürülüyor. Gelecekteki çalışmalarda sonuçları teyit edilirse, yaşlanma karşıtı kremler ve Botoks bir gün geçmişte kalmış olabilir.

Kaynak

Jasmin Collier What’s the secret to younger-looking skin? Study sheds light December 1, 2017

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz