Homeopati tedavisi psikiyatrik hastalıklar üzerinde etkili değildir – Bir meta-analiz çalışması

0
364

Homeopati tamamlayıcı ve alternatif bir tedavidir. Bu tedavilerin güvenilirliği, etkinliği ve güvenliği ile ilgili kesin kanıtlar şu anda mevcut değildir. Bununla birlikte, homeopatik ilaçlar (Hİ) tüm dünyada ve özellikle ruhsal bozukluklarda yaygındır. Bu yazıdaki amaç, Hİ’ların psikiyatrik bozuklukların tedavisinde etkinliğini değerlendirmektir.

Homeopati Nedir?

Tamamlayıcı ve alternatif tıbbın en popüler yöntemlerinden biridir homeopati. Yaklaşık 200 yıl önce Alman doktor Samuel Hahnemann tarafından keşfedilen homeopati, geçen zamanda Avrupa ve Amerika’da kanser hastalarında en sık kullanılan tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemleri arasında yerini almıştır.

Temeli ‘’Benzer benzeri iyileştirir’’ ilkesine dayanan bu yöntemde; defalarca seyreltilen homeopatik ilaçlar, sağlıklı insanlara verildiğinde ortaya çıkardığı belirtileri taşıyan hasta insanlarda kullanılmaktadır.

Vücudun kendi kendini iyileştirme yeteneğinin harekete geçirildiği düşünülmektedir. Şu ana dek yapılan klinik çalışmalarda homeopatinin herhangi bir sağlık durumunda kullanımına ilişkin güçlü kanıtlar elde edilememiştir. Pozitif sonuçlar elde edilen çalışmaların çoğu da metodolojik yönden eksiktir.

Homeopati Zararsız Mıdır?

Bu yöntemde ayrıca, homeopatik ürünlerin barındırdığı aktif bileşenler ileri derecede seyreltildiğinden yöntemin zararsız olduğu iddia edilmektedir. Yeterince seyreltilen homeopatik ürünler, alerjik reaksiyon gibi nadir ve ciddi olmayan yan etkiler dışında iddia edildiği gibi zararsızdır. Ancak yapılan araştırmalar, piyasada yeterince seyreltilmeyip yüksek oranda aktif bileşen içeren ürünlerin de olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yüzden bu tehlike göz önünde bulundurulduğunda, yöntemin tamamen zararsız olduğunu söylemek güçtür.

Homeopati nedir? Kanser tedavisinde yeri var mıdır?
Temeli ‘’Benzer benzeri iyileştirir’’ ilkesine dayanan homeopati alternatif tıbbın en popüler yöntemlerinden biridir.

Bir sistematik derleme ve meta-analiz çalışması

Bu sistematik derlemenin amacı, homeopatik ilaçların ruhsal bozuklukların tedavisinde etkinliğini değerlendirmektir.

İtalyan psikiyatristler, İngilizce yazılmış ve 23 Ekim 2018 tarihine kadar herhangi bir tarihte yayınlanan çalışmalar için bir Medline / Embase araştırması yaptılar. Herhangi bir psikiyatrik bozukluğu olan hastaları kaydeden ve homeopatik ilaçları; plasebo, tedavi almayan veya diğer psikotrop ilaçlarla karşılaştıran tüm randomize kontrollü çalışmaları dahil ettiler.

Toplam 212 çalışma tarandı. Ekibin toplamda taradığı çalışmalardan 9’u tüm kriterlerini karşıladı. Bunlar; majör depresif bozukluk (MDB) (n=4), genel anksiyete bozukluğu (n=1), dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (n=2), ve premenstrüel (adet öncesi) sendrom veya disforik bozukluk (n=2) üzerine çalışmalardı. Bu 9 randomize kontrollü çalışmanın sekizi yüksek yanlılık (bias) riski göstermiştir. 

Homeopatik ilaçlar, MDB’de fluoksetine karşı ve premenstrüel sendrom veya disforik bozuklukta plaseboya karşı daha fazla etkinlik gösterdi. Ancak bu ilaçlar, MDB ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu üzerinde, plaseboya karşı anlamlı bir fark gösteremedi.

Yazarlar , psikiyatrik bozukluklarda homeopati ile ilgili mevcut verilerin klinik uygulamada kullanımını desteklemek için yeterli olmadığı sonucuna varmışlardır .

Tartışma bölümlerinde ilginç bir uyarı da ekliyorlar: Etik düşünceler nedeniyle klinisyenlerin yeterli miktarda kanıt elde edilinceye kadar hastalar veya sağlık sistemleri için bir maliyeti olan Hİ’ları önermelerini engellenmelidir. Ek olarak şuan için, randomize çalışmaların sistematik olarak derlemeleri, homeopatinin reçete edilmesini tavsiye etmiyor.

Bu, sürpriz yaratmayan titiz ve şeffaf bir derlemedir. Bazı eleştirel yaklaşımlar olumlu bir sonuçtan yana olabilirlerdi. Aynı zamanda, bize taraflı bir araştırma arasındaki farkı anlamamız hakkında değerli bir ders veriyor. 

Ayrıca değerlendirilen çalışmalardan biri, fluoksetine karşı homeopatinin etkinliğinin gösterildiği bir randomize kontrollü çalışmanın metodolojik yönden eksikliği nedeniyle geri çekilmesi de yazarların vardıkları sonuçları doğrular niteliktedir.

2011 yılında yayımlanan bir başka sistematik derleme

2011 yılında, açıkça homeopati yanlısı yazarlar tarafından bir başka makale yayımlanmıştı. İşte özeti :

Amaç: Psikiyatrik durumlar için plasebo kontrollü randomize homeopati çalışmalarını sistematik olarak gözden geçirmekti.

Veri kaynakları: Uygun çalışmalar, başlangıçtan Nisan 2010’a kadar aşağıdaki veritabanları kullanılarak tanımlanmıştır: PubMed, CINAHL, PsycINFO, Hom-Inform, Cochrane CENTRAL, Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp yayın veritabanı ve ClinicalTrials.gov. Araştırmalar, sadece insanlarda randomize kontrollü çalışmalar bildiren İngilizce literatürleri içeriyordu.

Çalışma tasarımı: 7 kritere göre ve İskoç Intercollegiate Guidelines Network’un (SIGN) 50 kriterlerine göre olası yanlılık açısından değerlendirilerek dahil edildi. Belirlenen çalışmalar anksiyete veya stres, uyku şikayetleri, adet öncesi problemler, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu, hafif travmatik beyin hasarı ve fonksiyonel somatik sendromlar olarak gruplandırıldı.

Bulgular: 1.431 çalışma ​​havuzundan 25 uygun çalışma tespit edildi. SIGN 50 kriterlerine göre çalışma kalitesi belirlendi, 6’sı iyi, 9’u adil ve 10’u kötü olarak değerlendirildi. Fonksiyonel somatik sendromlar grubu (fibromiyalji ve kronik yorgunluk sendromu) için etkinlik bulundu, ancak anksiyete veya stres için etkinlik bulunamadı. Diğer hastalıklar için homeopati karışık etkiler üretti. Plasebo kontrollü hiçbir depresyon çalışması tespit edilmemiştir. Raporlarda anlamlı güvenlik verileri yoktu, ancak bulgular homeopatinin iyi tolere edilebilirliğini gösterdi. 

Sonuçlar: Psikiyatride homeopati ve plasebo çalışmalarına ilişkin veri tabanı çok sınırlıdır, ancak sonuçlar bir miktar fayda olasılığını engellememektedir.

İki sonuç homeopatinin psikolojik rahatsızlıklara faydası konusunda birbiriyle ters düşmektedir. Hatırlatmak gerekir ki, sistematik derlemeler prensip olarak en güvenilir kanıt kaynağı olsa da, çalışmanın kalitesini ve bağımsızlığını, yanlılığını kontrol etmek de önemlidir. Sonuç olarak, psikiyatrik hastalıklarda homeopatinin kullanımı ile ilgili mevcut veriler klinik uygulamada kullanımını destekler nitelikte değildir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz