Probiyotikler ve Sağlıklı Bir Mikrobiyota – Nasıl Beslenmeliyiz?

0
309

Probiyotikler, sindirim sisteminde doğal olarak bulunan, sindirime yardımcı olan ve inflamasyonu azaltan mikroorganizmalardır. Bağırsak mikrobiyotasındaki değişim(disbiyozis) birçok inflamatuvar hastalığın patogenizi ile ilişkilidir. Batı toplumunda probiyotik kullanımındaki artışla birlikte, son zamanlarda yayınlanan bir makale, probiyotik takviye ürünlerin güvenliğini biraz daha inceleyerek değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor.

Mikrobiyota / Mikrobiyom Nedir?

Normal flora olarak adlandırdığımız bu bakteri topluluğu, “İnsan Mikrobiyom Projesi” ile birlikte mikrobiyota olarak tanımlanmıştır. Mikroorganizmaların tüm genomuna ise mikrobiyom adı verilmiştir. Bu tanımlamalarla insan, sadece %10’u insan hücrelerinden %90’nı mikrobiyal hücrelerden oluşan süperorganizmadır. Virüs, bakteri veya mantar olabilen bu zararsız mikroorganizmalar en yoğun olarak bağırsakta, sonra ciltte, ağızda ve vajende bulunurlar. Bağırsaktaki mikrobiyota ise yaklaşık 2 kilo ağırlığındadır ve hem işlevi hem de ağırlığı nedeniyle artık bir organ olarak kabul edilmektedir. Bu beyinden daha fazla ağırlığa sahip yararlı bakteri var demektir.

İnsan mikrobiyotası; normal doğumda vajinal floraya, sezeryan doğumda anne deri florasına benzer yapıda gelişmeye başlar. Doğumdan sonra anne sütü ya da formül mama ile beslenme mikrobiyotanın farklılaşmasındaki en önemli faktörlerden biridir. İlerleyen aylarda katı yiyeceklere geçilmesi mikrobiyota değişiminin bir diğer önemli basamağını oluşturur ve bundan sonra ileri yaşlara kadar bağırsak mikrobiyotasında çok büyük değişiklikler görülmez.

Bebekte mikrobiyota gelişimine etki eden faktörler

Ayrıca, bağırsak mikrobiyotası bileşimi birçok faktörden etkilenebilir. Beslenme, yaş, genetik, iklim ve coğrafik yerleşim gibi faktörlerle değişime uğrayabildiği gibi tedavi amacıyla alınan ilaçlardan da önemli ölçüde etkilenebilmektedir.

Bireysel olarak mikrobiyota yapısında değişiklikler olmasına rağmen mikrobiyota esas olarak dört filum(şube) üyesinden meydana gelmektedir: Firmicutes, Bacteroidetes, Actinobacteria ve Proteobacteria. Bunların yaklaşık %99’unu Bacteroidetes ve Firmicutes oluştururken %1’lik kısmını diğer bakteriler, Arkeae, mantar, protozoa, virüs ve fajlar oluşturmaktadır. Yeni nesil sekanslama (NGS) yöntemleri mikrobiyota bileşimini oluşturan mikroorganizmaların çeşitliliğinin ortaya konmasına imkan tanımıştır.

Probiyotik Nedir?

Probiyotik, “hayat için” anlamına gelen bir kelimedir ve yararlı bakterileri içeren önemli diyet destekçilerinden biridir. Probiyotik besinlerin içinde vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olan, bağışıklığı güçlendiren “dost bakteriler” vardır.

Probiyotikler, süt ve yoğurt, kefir, peynir gibi süt ürünlerinde veya peyniraltı suyu, turşu gibi diğer fermente yiyecek ve içeceklerde bulunur. Aynı zamanda toz ve tablet şeklinde takviye olarak kullanılır. Probiyotiklerin içindeki yararlı bakteriler sıklıkla ishallerde bağırsak düzenleyici olarak reçete edilmektedirler. Laktik asit bakterileri ve bifidobacterium probiyotik olarak en sık kullanılan bakterilerdir.

Birkaç farklı sınıf ve probiyotik türü olsa da, en yaygın olanları:

• Bifidobacterium

• Lactobacillus

• Bir çeşit maya olan Saccharomyces boulardii

Probiyotikler kapsüller, sıvılar, tozlar halinde ek formda bulunabildiği gibi yoğurt gibi aktif canlı kültürlere sahip fermente gıdalarda doğal olarak bulunur.

Probiyotik içeren yiyeceklere alerjisi olmadığı sürece, genel sağlığı iyileştirmek ve hastalığın tedavisine yardımcı olmak için diyete bu gıdaları dahil etmek, probiyotik takvilerine nispeten risksiz bir yöntemdir.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), bir sağlık sorununu önlemek veya tedavi etmek için herhangi bir probiyotik onaylamamıştır.

Probiyotikler ve prebiyotikler giderek popülerleşince, yeni bir çalışma potansiyel tehlikeleri hakkında yeterince bilgi sahibi olup olmadığımızı sorguluyor. Mevcut literatürü incelendikten sonra, bilim insanları probiyotik takviye kullanımı ile ilişkili olumsuz olayların sıklıkla gözden kaçırıldığını keşfediyor.

384 randomize kontrollü çalışmanın bu kapsamlı analizi sonucunda, probiyotik ilişkili yan etkilerin uygun şekilde raporlanmadığı tespit edildi. Hatta bazı durumlarda, zarar bildirmiyorlardı. Aslında, çalışmaların yüzde 28’i yan etkilerle ilgili bilgi vermiyor ve sadece yüzde 2’si zarar değerlendirmelerini doğru şekilde kaydediyordu. Yazarlar özetle: probiyotikler herkes için aynı şekilde çalışmayabilir ve bazı probiyotik türleri güvenli olamayabilir görüşünde.

Yeni çalışmanın sonuçları, bir kişiye yararlı olan bir probiyotiğin diğerine zararlı olabileceğini göstermektedir

Bu, probiyotik bazlı tedaviler geliştirmemek için bir neden değil. Nasıl değiştiğini ve hangi şartlar altında nasıl geliştiğini anlamıza yardımcı olabilecek yeni bilgilerdir. Bu ve bunun gibi çalışmalar yapılmaya ve bilim gelişmeye devam etmekte. Bu yazının ana fikirlerinden biri, probiyotikleri bir uzman görüşü alarak kullanmanın faydalı olacağıdır. Bununla birlikte doğal gıdalarla diyetimize ekleyeceğimiz probiyotik ve prebiyotikler bağırsak mikroflorasının iyileşmesi ve gelişmesine faydalı olacaktır.

Sağlıklı bağırsak ve daha iyi bir mikrobiyota için nasıl beslenmeliyiz?

  1. Yoğurt ve fermente yiyecekler (tarhana, boza, şıra, sirke, fermente süt ürünleri) gibi probiyotik besinler tüketilmeli.
  2. Egzersizin sağlıklı bağırsak mikrobiyotasını desteklediği yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Hareketsiz kalınmamalı, spor bir yaşam tarzı olmalı.
  3. Lifli gıdalar bağırsaktaki faydalı bakterilerin çoğalmasına yardımcı olurlar. Lifli gıdaların tüketimine özen gösterilmeli. Bağırsaklarımızın temizlenmesi ve yenilenmesi açısından lifli gıdalar tüketilmeli.
  4. Dünya genelinde antibiyotiği en yoğun kullanan ülkelerin başında geliyoruz. Gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçilmeli. Antibiyotiklerin bağırsak mikrobiyotasına uzun süreli olumsuz etkileri vardır!
  5. Paketli, doğal olmayan, işlenmiş, gıdalardan uzak duralım. Bağırsak mikrobiyotamızı zamanla bozar.

Kaynak

https://www.drozdogan.com/probiyotik-sagliga-yararlari-gercekler-son-gelismeler/

https://www.drozdogan.com/bagirsak-florasi-mikrobiyota-mikrobiyom-nedir-kolorektal-kanserle-arasindaki-iliski-nasildir/

https://www.drozdogan.com/probiyotik-nedir-yogurt-kolon-kanserinden-korunma-ve-bagirsak-mikrobiyatasi-icin-faydali-midir/

Süzük-Yıldız S, Öztaş D. Antibiyotik kullanımı ve obezite arasındaki köprü: Mikrobiyota mı? Turk Hij Den Biyol Derg, 2019; 76(1): 99-108

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz