COVID-19:Yüksek Doz C Vitamini Sepsiste Etkili Mi?

0
493

Tanısı doğrulanmış Covid-19 hastalarının %5-6 kadarı yoğun bakıma ileri tedavi alıyor ve yoğun bakım uzmanlarının uğraştığı klinik durumların başında da Sepsis geliyor. Yüksek doz C vitamininin sepsisteki yerini inceliyoruz.

Sepsis, ölüm oranı yüksek olan, oldukça kritik ve yoğun tıbbi müdahaleler gerektiren, enfeksiyona karşı vücudun verdiği anormal cevabın organlara zarar vermesidir. Bu kritik tıbbi durumun standart tedavileri, erken farkına varma, hızlı sıvı, antibiyotik, solunum ve dolaşım desteği tedavileridir.

Bununla birlikte yüksek doz C vitamini gibi alternatif uygulamaların da Sepsis ve Covid-19 tedavisinde etkili olduğu az sayıda doktor tarafından ısrarlı bir şekilde iddia edilmektedir. Bu nedenle yüksek doz C vitamini uygulamasının Sepsis tedavisindeki yerini, son bilimsel kanıtlar ışığında değerlendiriyoruz.

C vitamininin şaşırtıcı tarihihi

İlk olarak 1753’te, turunçgillerin skorbüt hastalığını önlediğinin belirlenmesiyle, C vitamini keşfinin yolu açılmış ve 1912’de Casimir Funk isimli bilim adamı, sebze ve meyvelerde bulunan bu bileşiğe antiskorbütik vitamin adını vermiştir. 1920’de de İngiliz biyokimyacı Jack Drummond, bu bileşik için C vitamini ismini kullanmıştır.

Skorbüt dışında C vitamini ile tedavi çılgınlığı, 2 Nobel Ödüllü bir kimyager olan Linus Pauling ile başladı. Kariyerinin sonlarında, grip olmak üzere birçok hastalık için mucize bir tedavi olarak C vitamini teşvik eden bir kitap yazdı. Bu iddiayı savunmak için çok az kanıtı vardı, ancak Pauling’in iddiaları C vitamininin, başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklarda işe yarayıp yaramadığını test eden yüzlerce çalışmaya yol açtı.

Sonuç: “C vitamini, gribi veya başka bir hastalığı önlemede veya iyileştirmede işe yaramaz” oldu. Hatta Pauling’in yanında 16 yıl çalışan Arthur Robinson’un 1978’de, yüksek doz C vitamini uygulanan farelerde deri kanserini 2 kat arttırdığını raporlaması üzerine Robinson istifaya zorlandı. Bilim hayatı bitirilen Robinson, Linus Pauling Enstitüsü‘ne dava açtı, 1983’te haklı bulundu ve 575 bin Dolarlık tazminat aldı.

Linus Pauling adına kurulan Linus Pauling Enstitüsü, böylesine ciddi bir dünya krizi karşısında fırsatçılığı tercih etmemiş ve bilimsel duruş göstererek yüksek doz C vitaminin COVID-19 tedavisinde yeri olmadığını açık ve net bir şekilde duyurmuştur.

avustralya tedavi idaresi covid 19 yüksek doz c vitamini görüşü
 Linus Pauling Enstitüsü yüksek doz C vitaminin COVID-19 tedavisinde yeri olmadığını açık ve net bir şekilde duyurmuştur.

C vitamininin özellikleri nedir?

Kimyada askorbik asit olarak anılan C vitamini kokusuz bir organik bileşiktir. Bir monosakkarit türevi olup yapıca glikoza ve diğer altı karbonlu monosakkaritlere benzer. Askorbik asit bütün canlı dokularda bulunur. Doğada çok yaygın şekilde bulunan bu vitaminin en zengin kaynakları taze meyve ve sebzelerdir.

Birçok hayvan ve bitki, kendi C vitaminlerini glukozdan üretebilirler. İnsanlar, bazı meyve yarasaları, Hint domuzu ve insan benzeri primatlar C vitamini üretemediklerinden bunu besinlerden almak zorundadırlar. Yani insanın da dahil olduğu bir grup canlı için esansiyeldir, vücut kendisi yapamaz, dışarıdan alınmalıdır. Suda çözünen yapısı olan C vitamini vücutta bağışıklık sistemi, kollajen üretimi gibi fizyolojik süreçlerde rol oynamaktadır. Ayrıca vücutta birçok kimyasal reaksiyonda antioksidan olarak görev alır.

Yüksek doz C vitamininin olası yan etki ve riskleri nelerdir?

C vitamininin suda çözünen bir vitamin olması ve vücutta depolanmaması nedeniyle yüksek dozlarda alımının sakıncası olmadığı iddia edilse de literatürde birçok yan etki ve ilaç etkileşimi bildirilmiştir. Yüksek doz C vitamininin, Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz enzimi eksikliği olanlarda hemolitik anemi; böbrek problemleri olanlarda böbrek yetmezliği riskini artırabileceği raporlanmıştır.

Yüksek doz C vitamini tedavisinde kastedilen günlük 7-10 gram ve üstüdür. 2000 yılında yayımlanan bir çalışmada, ilk kez C vitamininin tolere edilebilir üst limiti 2 gram olarak belirlenmiştir.

Sepsis tedavisinde C vitamini fikrinin doğuşu…

Günümüzde Skorbüt hastalığı gelişecek derecede C vitamini eksikliği çok nadir görülür ve kolay tedavi edilir. Ancak bağışıklık sistemindeki yeri göz önünde bulundurulduğunda Sepsis tedavisinde yeri olabileceği düşünülmüştür. Sepsis vücutta gelişen belli bir enfeksiyonun ilerleyerek diğer organların da etkilendiği bir klinik tablodur.

Sepsis kontrol altına alınamadığında, kalp ve dolaşım sistemi dahil olmak üzere birden fazla organ sisteminin etkilenmesi sonucu hayati tehdit edecek derecede tansiyon düşüklüğü ortaya çıkar ve bu hastaların yoğun bakımlarda takip edilmesi gerekir. Bu ilerlemiş klinik tablo septik şok olarak isimlendirilir. Sepsis ve septik şokun tedavisinde, yapılan çok sayıda araştırma sonucunda çok yol alınmıştır. Ancak halen ölüm riskinin yüksek olduğu bir klinik tablodur. Bu yüzden nasıl geliştiği ve tedavisine dair daha birçok araştırma yapılmaktadır.

C vitamininin Sepsis tedavisinde yeri olabileceği düşüncesi sadece immün sistemdeki görevlerinden kaynaklanmamaktadır. Şiddetli enfeksiyon geliştiğinde vücutta sentezlenen bazı maddelerin (katekolaminler; özellikle kalp ve damar sisteminin çalışmasında önemi olan moleküller ve sitokinler; vücutta enfeksiyon veya farklı nedenlerle iltihap oluştuğunda ortaya çıkan moleküller) sentezinde rol aldığı gerekçesiyle Sepsis tedavisinde araştırılmaya değer görülmüştür. Ayrıca bazı çalışmalarda Sepsis gelişen hastalarda C vitamini seviyelerinin düşük olduğu gösterilmiştir.

Sepsis tedavisinde C vitamini araştırmalarının sonuçları

Sepsis tanısı alan hastalarda C vitamininin bazı olumlu sonuçlara sebep olabileceğini düşündüren olgu sunumları ve vaka serileri bildirildi. Ancak bu zayıf ve çelişkili bilimsel sonuçlar C vitaminin Sepsis tedavi kılavuzlarında önerilen bir tedavi olması için yeterli değildi. Şimdi bu konuda en çok dikkat çeken araştırmalardan birkaçına bakalım.

2017’de Chest dergisinde yayınlanan bir klinik çalışma, heyecan yarattı

Paul Marik ve meslektaşları, Sepsisli hastaları 2 gruba ayırdılar. Bir gruba standart Sepsis tedavisi verilirken, bir grubun tedavisine C vitamini beraberinde steroid ilaçlar ve tiamin (B1 vitamini) eklendi. C vitaminin de içinde olduğu bu kombine yaklaşımın mantığı şuydu: bu üçlü tedavide bulunan her bir molekül “teorik olarak” Sepsiste ortaya çıkan fizyopatolojiyi düzeltecek özelliklere sahipti.

Çalışmanın sonuçları üçlü tedavinin mortalitede (ölüm oranı) azalma sağladığını ve Sepsisten etkilenen organlarda hasarın daha az olduğuna dair bazı veriler sunuldu. Fakat bu çalışmanın metodolojik olarak eksiklikleri bulunmaktaydı. Buna rağmen, büyük ilgi ve şaşkınlık yarattı ve konuyla ilgili daha fazla çalışmanın yapılmasına yol açtı.

2019’da yayınlanan kapsamlı bir meta-analizin sonuçları

Yoğun bakımda C vitamini tedavisinin yeri olup olmadığını değerlendiren, 2019’da yayınlanan daha kapsamlı bir meta-analizin sonuçları da bu konuya ışık tutmaktadır. Meta-analize alınan toplam 16 çalışmanın 6’sı yoğun bakımdaki Sepsis hastalarında C vitamini tedavisini araştıran çalışmalardır. Bu meta-analiz sonuçları C vitamini yoğun bakım hastalarının hastanede veya yoğun bakım kalış sürelerine ve yaşam sürelerine bir etkisi olmadığını göstermişti.

ALI-CITRUS adlı klinik çalışma

Daha sonra Ekim 2019’da JAMA dergisinde “ALI-CITRUS” adlı bir klinik çalışma yayınlandı. Bu çalışmada, yoğun bakımda ve mekanik ventilatör desteği alan (solunum cihazına bağlı), Sepsis ve ARDS (genellikle sepsise bağlı akciğer disfonksiyonu olan Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu) tanılı 167 hasta iki alt gruba ayrıldı ve bir gruba standart Sepsis tedavisine ek olarak intravenöz yüksek doz C vitamini verildi.

Sonuçlar beklentileri teyit etmedi. Sepsis tablosu nedeniyle hasar gören organ sistemlerinde hasarın şiddeti 2 grupta aynı bulundu. Bunun yanında inflamasyon ve damar hasarına dair fikir veren kan belirteçlerinin düzeyleri 2 grupta benzer bulundu. 28 günlük mortalite oranları C vitamini grubunda daha iyi olmakla beraber, bu sonuca etkisi olan diğer değişkenlerle ilgili ayarlamalar yapılmamıştı. Bu yüzden C vitamini grubunda mortalite oranının düşük olduğu yönünde kesin bir yorum getirmiyordu.

VITAMINS adlı güncel bir çalışma

Son olarak, bu alanda şimdiye kadar yapılan tüm çalışmaların da özeti sayılabilecek “VITAMINS” adında güncel bir çalışma Ocak 2020’de JAMA’da yayınlandı. C vitamini ve B1 vitamini eksikliğinin Sepsis tablosunun ortaya çıkmasında etkisi olabileceği varsayımıyla, iyi bir hasta sayısı (septik şok tanısı olan 216 hasta) ile çalışma yapıldı.

Hastaların yarısı standart tedavi dışında yüksek doz C vitamini, B1 vitamini ve kortizon, diğer yarısı ise standart tedaviye ek olarak sadece kortizonlu ilaçlar aldı. Sonuçlar tedaviye C vitamini veya B1 vitamini eklenmesinin hiçbir ek fayda sağlamadığını gösterdi.

Sonuç

Teori ve akıl yürütmelere rağmen, şu anda Sepsis ve septik şok gibi ciddi klinik tabloların tedavisinde C vitamininin daha iyi bir hayatta kalma oranı sunduğuna dair kanıt yoktur. Bu kritik hasta grubu için C vitamini araştırmaları devam etmektedir. Bu konuyla ilişkili halen devam eden 20’ye yakın çalışma vardır. Bu çalışmalar sonlandığında elde edilen verilerle elbette konu daha da açıklık kazanacaktır.

Şu anki bilimsel kanıtların ışığında ise yüksek doz C vitaminin tedavide fayda sağlamadığı nettir. Bu hayatı tehdit eden klinik durumun tedavisi için, tedavi kılavuzlarının önerdiği şekilde, antibiyotiklerin hızlı uygulanması, dolaşım kollapsına yönelik tedaviler (intravenöz sıvılar, dolaşımı desteklemek için katekolaminler) ve gerektiğinde mekanik ventilasyon uygulamaları tartışmasız esas olan yaklaşımdır.

Aşağıda, yüksek doz C vitamini uygulamasının, ulusal ve uluslararası COVID-19 tedavi rehberlerinde yer almadığı görülebilir:

yüksek doz c vitamini ulusal ve uluslararası covid 19 tedavi rehberlerinde yer almıyor
drozdogan.com Yüksek doz C vitamininin sepsiste yeri var mı?
yüksek doz c vitamini ulusal ve uluslararası covid 19 tedavi rehberlerinde nasıl yer almıyor
drozdogan.com Yüksek doz C vitamininin sepsiste yeri var mı?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz